7.04.2013

FoR My MuSe (3)


Yıllardır eksikliğini kimseye anlatamadığım bir puzzle parçası gibi oturdun yüreğime, tam gereken yere.. İlk kez bu kadar "tam"ım..

Ankaraya kar yağıyor.. Belki tanrı duydu sesimizi. .Onca yangının üstüne, birazcık içimiz soğusun diye.. Yetecek mi ki?

Ne o güne, ne de sana olan inancımı kaybederim.. Sadık bir mürit gibi, tevekkülle beklerim.. Tek korkum, yetecek mi kalan zaman bize?

İçimde seni bulduğumdan beri, yüzün yüzümde sanki.. Yüzyüze olacağımız güne kadar; aynalarla yaşıyor, en çok kendimi seviyorum..

Ne kadar erken gelsen,o kadar iyi.Çok zaman lazım çünkü..Tenine batmış her kıymığı tek tek çıkarmak,tüm yaralarını sarmak için..

Edir'Ne? :-) Tadı ancak büyüyünce anlaşılan bir içki gibi memleket..  Rakı gibi, onu da sek içmek gibi.. Hey gidi..

Sen rakı gibi memleketteysen ve ben yanında olamıyorsam; gider bir rakı içer, ikimize ortak payda yine bulurum ben..

Beni yokluğunla sınama.. Önce yanımda olmayı dene gerçekten, beğenmezsen ben giderim zaten..

Topu topu 29 harf ile kocaman bir hikaye yazdım sana.. Mutlu sonlar yazdım..İhtiyacın olduğunda okuman için, yanıbaşına bıraktım.. Her devrimi de sessiz sedasız yaptım. Dilimi bilmeyenlerin kulaklarına bağırmanın manası yoktu.. Ben yaptım, kaderini sana bıraktım.. Çünkü öğrenmiştim, ellerinde her şey çok güzel görünüyordu. Paramparça bir kalp bırakıyordum avuçlarına, karşıdan masal sanılıyordu..

Köşe yastığın olucam senin.. Hem çok yakışıcam evine, hem de sırtını yasladığında en rahat ettiğin olucam.. Bi bıraksan kendini..
Hiç eskimiycem de... Omuzlarıma, saçıma ve ayaklarıma birer kez dokunman; beni dünyanın en güvenilir "arka"daşı yapmaya yetecek yeniden...

Bir meleği tasvir etmeye çalışmak, o meleği ikna etmeye çalışmaktan daha kolay olurdu. Melek.. Zoru seviyorum, zorsun diye..

2004'e kadar Edirne'de, şu an izmir'de ama genel olarak Ankara'da... Nefes almak istiyorsam, reçete bu..

Tanrı her zaman uyumaz çünkü, bazen dinler meleklerini.. Ve içlerinden en kıdemlisinin yüreğinden geçeni gerçek yapar.. Normal...

Birinin hayatında olmayı istemek, illa aşkını istemek değil ki.. Sohbetini istemek, dostluğunu istemek, derdini dinlemek istemek sadece..

Hastayım, çok yorgun, çok halsizim melek.. Çok da yalnızım üstelik.. Bu gece de sen benim başucumda bekler misin?
Dün gece ilk defa rüyamda seni gördüm.. Dileğim gerçek oldu, tüm gece başımda bekledi meleğim galiba..

Melekler müritlerini özler mi? Meleklerin müritleri olur mu ki?

Meleklere boş verilmez.. Bir meleğe boş vereceksem bile, dolu almak için olur...

Biraz uyuyalım mı melek, geçer anlaşılmamanın ağırlığı.. Ben beklerim sabaha kadar, sen uyu..

Uyudun, hissediyorum.. İki kişilik değil, tek kişilik atıyor kalbim..

Biz, bazı güzellikler karşısında susabilmeyi çok önce öğrendik.. Sessizliğimiz, söyleyecek sözümüz olmadığından değil, güzelliğe minnetimizden...

Kaç defa "daha" sını yaşamamış olmak için ölmeye niyet ediyoruz ve kaç defa yeni sabahlara uyanıp günün insanı oluyoruz değil mi?

Havanın yağmur yüklenmesi için, illa ayak basman gerekmiyormuş.. İçimi yeterince seninle doldurunca, ben de çekebiliyorum yağmuru..

Sen melek değilsen, melek diye bişi yok.. Tanrı da yok! Kanatların var, ben görüyorum... Dünyayı sorgulatma bana...

Neden yalnız ve mutsuzsun, söyleyeyim.. Herkesi aynı kefeye koyduğun için..

Antalya! Havada bi güzellik var sanki.. Böyle bi hafif, bi tatlı, bi umutlu.. Melek kokusu sinmiş! Kimbilir Ankara nasıl kokuyodur!

Bazı şeyler beklemez.. Beklememelidir.. Bazı şeylerin hakkı, "hemen"dir.. Bilirsin..

Tanrı ile; seni ne kadar sevdiğime inandırabilirsem, benim olmana izin verir belki diye, her gece ne çok konuşuyorum; bir bilsen..

Şeker bir prens iken, kral olmak öyle kolay değil.. Çok ihanete uğrayacak, çok bıçak taşıyacaksın sırtında.. Çok yalnız kalacaksın!

Aynı hayalin kahramanlarıyız diye; tüm bunları hissetmek için seni seçtim, bunca cümleye adınla başladım! Duy ve aynaya bak artık!!

Ölürken kalbimi sana vasiyet edicem, sende kalsın.. Aynadan başka bi yerde kendini görmek hoşuna gider diye.. 

Kızamam ki, kalbimi kırıyorsun diye.. Ben onu zaten sana vermişim, emaneten taşıyorum. Emanetini, kırık dokuk teslim etmekten korkuyorum.

.








1 yorum:

sude sarac dedi ki...

İşte budur,sevildiğini bilmenin en güzel cümleleriyle dolu bir yorumu kim duymak istemez?Duyupta uğruna can vermek istemez?Keşke her seven duygularını saklamasa,kıyı köşelere yazmasa,açık açık ifade etsede karşılıklı mutluluğu yaşasa.
Aşkın en güzel ifade biçimi bu yorum bende duysam keşke.

 
MüTeveLLi HeYeTi © 2009. BaLıK GöZüNDeN İNeK!