26.02.2009

FaYDaCı


Şu hayatta en sevmediğim insan tipine dönüşüyorum yavaş yavaş..
Aslında bu benim özgür irademle verdiğim bir karar değil... beni bu hale insanlar getiriyor.

Şimdi düşün bakayım, okuyucu... canın sıkkın, böle moralin yerlerde.. allam napsam da kendimi şu bunalımlara gark olmaktan kurtarsam diyorsun... pat! Hayatına biri geliyor. Öle damdan düşer gibi. Alla alla diyosun, ne iyi oldu bu... onla uğraşmaya, onun için uğraşmaya başlıyorsun. Mutlu olsun diye, sevdiği şeyleri yapmaya ya da oldurmaya çabalıyorsun... eh, herşey pek güsel.. sonra birden çıkıyor hayatından. Ne olduğunu, neden olduğunu bilmiyorsun... sorasın da olmuyor çoğu zaman. Ama artık eski bunalımından eser kalmamış oluyor. Sağolsun...

Sonra birşeylerle pek meşgulken, kafanı kaşıyacak vaktin yokken mesela; biri çalıyor kapını.. konuşmaya ihtiyacım var diyor.. eşek değilsin ya, dinliyorsun. Hatta çoğu yerde kendine yetmeyen aklını ona yetiriyorsun. Her edilen kelamda iyileştiğini görüyor, zamanına kıyıyorsun. Sonra pufff! Gidiveriyor.. iyileştiği için ya da artık sana yetmeyen aklın ona da yetmez olduğu için, bilmiyorsun. Sorasın da olmuyor çoğu zaman. O daralmış, meşguliyetten sıkılmış halin gitmiş oluyor ama..kafanı dağıtmış oluyor kendi dertleriye.. yeni bir konsantrasyonla, belki çok daha iyi çalışıyorsun. Sağolsun...

Şimdi; bu iki örnekte de aslında kurban sensin, farketmiyorsun... insanlara kapını da, aklını da, içini de açan sensin. Fedakarlıklar yapan, yapamadıklarını göze alan hep sensin... ama onlar iyileştiklerinde, ya da kötüleştiklerinde; önden terkediyorlar gemiyi. Kala kala keptın ve arkadaşları kalıyor içerde.. ama öyle güzel zamanlama ki, sana da iyi geliyorlar bir yandan. Belki bir gün önce gitseler, çok üzüleceksin; bilmiyorlar. Belki bilmediklerinden yapmıyorlar.

Sen bu şekilde; hayatında kısa dönem kalan insanların faydalarını öğreniyorsun. Pek çok kişinin bu kadar rahatlıkla yaptığı ve dönüp ardına bakmadığı bir şeyi, gönül rahatlığıyla yapma yetisi ediniyorsun.. bir gün olacak, sen de bunu ister olacaksın ama gittiğinde kalanlar, senin kadar şanslı olmayacak. Çünkü profosyonel değilsin bu işte, zamanlaman yanlış olabilir. Çok da umurunda olmayabilir.. kalanlar kendilerine totem bebekler yapabilir..

Uyarmak zorunda hissediyorum herkesi... hepimizin çevresinde var bu insanlardan.. çünkü her insan biraz faydacı aslında. Çok emek vermemek lazım, tek gereken bu. Yoksa yaralanır, çok ağlarsın.. her gidenin ardından acı çekersin. Zamanına acır, kendine kızarsın. Danışıklı dövüş olacak. Bir gün gideceğini bilerek ilişkiler kuracaksın. Gittiğinde de en az sen ağlayacaksın. Ya yenisini bulacaksın ya da bu kez -birden ortaya çıkan- sen olacaksın...

0 yorum:

 
MüTeveLLi HeYeTi © 2009. BaLıK GöZüNDeN İNeK!