Pek çok kişinin, havaların ısındığı şu dönemde yazla ilgili planları oluşmaya başlamıştır herhalde. Deniz-güneş-kum hayalleri, açık ara öndedir diye düşünmekteyim. Ama aranızda alternatif tatil fikirleri geliştirenler de olabilir..

Turizm piyasasında dirsek çürütmekte olan bendeniz, algıda seçicilikten olsa gerek; insanların genelde güney yörelerinde herşey dahil tatillere prim verdiğini gözlemliyorum. “baştan parasını verelim. Yemesi ,içmesi, alkolü fln; hep bedava olsun. Daha da tek kuruş harcamayalım. Süpris masrafımız olmasın” düşüncesi ile hareket eden pek çok kişi, tur operatörelrinin kapısını aşındırıyor. Aslında mantıklı ya.. valla bak. Baştan gecesine 120 lirayı ver, daha da elini cebine atma. Zaten tesisler o kadar büyük ki, dışarı çıkma ihtiyacı bile hissetmiyosun hiç. Aradığın herşey orda zaten var. Hem de ücrete dahil. Daha ne olsun, di me ama?

Fakat benim yazdan ve dolayısıyla tatilden anladığım biraz farklı. Bence tatil, dinlenmek için gidilen yerdir hacım. Yani kalabalık bi havuza girmek ya da kaydırak sırası beklemek; benim tatil anlayışıma uymuyor. Şöle sessiz sakin bi yer olcak bi kere. Hatta tek olsan, daha da süper ama artık pek mümkün değil öle yerler bulmak. Etrafta bağırıp koşturan çocuk ve teenager olmasın da..beklentilerimizi aşağı çekmeyi öğrendik.. :D Sonracııma kumsalı olsun, gideceğim yerin. Denizinde börtü böcek olmasın. Suyu da çok soğuk olmasın ayrıca. Zaten sevmem suyu. Ancak sıcaktan bunaldığımda, serinlemek için, bi çimer gelirim; hepsi bu. O su da soğuk olursa, yanar kavrulurum sıcaktan heralde. Kaldığım yer kesinlikle pansiyon vari bi yer olmalı. Misal, akşamları çıkıp bi izbe balık lokantası bulmalı, ya da keyfime göre karpuz fln yiyebilmeliyim.. önünde çimelik bi alanı olsun ki, ayaklarım toprağa değsin bi de. Mesela iki ağaç arası, bi hamak. Elde buz gibi limonata, kucakta kitap. Bi uyu, bi uyan. Fonda dalga sesleri... giderken bi kasa şarap götürmeliyim. Her akşam, yemekten sonra; açmalıyım bi şişesini. Sessiz sakin, tek başıma denize baka baka içmeliyim. İster denizi dinlemeliyim, ister ruhumun müziğini.. sıkılmalıyım, okumalıyım, içmeliyim, dinlemeliyim.... ama konuşmak zorunda kalmamalıyım. İstersem iletişim kurmalıyım sadece.

Bol okuyarak, bol içerek ve bol uyuyarak geçirilen bi tatil; insanı gerçekten dinlendiren yegane şeydir sanırım. Yüksek sesle müzik yayını yapılan “beach” ler ya da adım atmaya yer bulamadığın havuz kenarları değil. Açık büfe yemek verilen, gözünü doyuramadığın için her şeyden aldığın ve sonra pişman olduğun akşam yemekleri de değil.. havlunu serecek yer bulamadığın, dahası animatörler tarafından yalnız bırakılmadığın deniz kenarları hiç değil..

Benim yazdan anladığım budur ve bu yaz bunu yapacağımdır! Üç seneyi doldurduğum çalışma hayatımda, iki kere birer haftalık yaptığım tatiller; beni tatile doyurmadı. Bu sene, tek başıma ve istediğim yere gideceğim; tam da anlattığım tatili yapacağım... itirazı olan :D

4 yorum:

bi dost dedi ki...

yok ne itirazımız olacak, kralsın :Pp

şehirlisin dedik diye mi çimmekten falan bahsettin, tamam ya inandık köylüsün sen tamam :Pp

yazdıkların da hayal gbi olmuş, ohh valla benim de canım istedi :))

polly dedi ki...

şimdilik hayal hakkaten, ama bu yaz işalla gerçeğe dönüşecek...
zuahahahaha :)

meral dedi ki...

size olympos'u tavsiye ederim...

polly dedi ki...

ama olympos çok kalabalık oluyo diye duydum ben.. insandan arınmış bölgesi var mı oranın, sevgili meral?

 
MüTeveLLi HeYeTi © 2009. BaLıK GöZüNDeN İNeK!